Denizli Devlet Hastanesi

Denizli İl Sağlık Müdürlüğü
Denizli Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

UZMANLARIMIZDAN DÜNYA KALP GÜNÜ ÖNCESİ KALP SAĞLIĞI İLE İLGİLİ UYARILAR

Güncelleme Tarihi: 03/10/2017

Dünyada tüm ölüm nedenleri arasında birinci sırada kalp-damar hastalıklarının yer aldığını ifade eden Kardiyoloji Uzmanı M. Ülkü Aydın ile Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Güray Şıracı koroner arter hastalıkları konusunda bilinçli olunması ve belirtilerin erken dönemde dikkate alınması gerektiğini belirterek 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla verdikleri ortak açıklamada; “Dünyada kalp hastalıklarının sıklığı giderek artmakta. Bunların içinde de koroner arter hastalığı ilk sırayı almakta. Koroner arter hastalığı risk faktörü olan kişiler, mutlaka kendilerine dikkat etmeliler. Hipertansiyon, diyabet, aile öyküsü, sigara ve stresli yaşam gibi risk faktörünü taşıyan kişiler kontrollerini mutlaka yaptırmalıdırlar” mesajı verdiler.

Koroner Arter Hastalığı Olan Kişilerde Belirtiler

Kardiyoloji Uzmanı M. Ülkü Aydın, kalp krizi geçiren bir kişi için tedaviye başlanıncaya dek geçen sürenin çok önemli olduğunu dile getirerek belirtilerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Aydın, koroner arter hastalığında belirtileri şöyle anlattı: “Hastanın uzun süren baskı tarzında göğüs ağrısı, nefes darlığı, sıkıntı hissi, sırt ağrısı, kol ağrısı, çene ve mide ağrısı gibi şikayetleri mevcutsa ve bunlar eforla başladığında özellikle geçmiyorsa hasta mutlaka bir Kardiyoloji Uzmanına gelmelidir. Ya da bu şikayetler ani başladı, 20 dakikadan uzun sürdü ise hastalar acil servise mutlaka uğramalıdırlar. Acil Servise bu tarz şikayetler ile gelen hastalar özelikle de kalp krizi hastaları bekletilmeden acilen anjiyo laboratuarına alınmaktadırlar. Özellikle 24 saat anjiyo hizmetimiz bulunmakta ve ekibimizle her zaman için hazır konumdayız. Yeter ki hastalarımız belirtiler ortaya çıktığında koroner arter hastalığı ve kalp krizi olasılığını göz önünde bulundurarak vakit kaybetmeden Acil Servise başvursunlar. Çünkü özellikle kalp krizinde hızlı müdahale hayati öneme sahip. Biz Denizli Devlet Hastanesi olarak 7-24 hizmet vermekteyiz. Hastanemizde koroner arter hastalığının tedavisi başarılı bir şekilde uygulanmakta; cerrahi işlem; balon, stent işlemleri, by-pass ameliyatları rahatlıkla yapılabilmektedir” dedi.

Sigarayı Bırakmak Riski Yarı Yarıya Düşürüyor

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Güray Şıracı ise koroner arter hastalıklarında sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesinin ve uygulanmasının önemine vurgu yaparak kalp sağlığı ile ilgili uyarılarda bulundu. Şıracı: “Koroner arter hastalığında özellikle kesin tanı aracı olan koroner anjiyografi tetkikinden sonra hastaları Kardiyolojiden Kalp Damar Cerrahisi olarak bizler devralmaktayız. Tabii bunda amacımız hastanın yaşam süresini uzatabilmek, konforunu sağlayabilmek, göğüs ağrısı ataklarını geçirmek ve bir daha kalp krizi yaşamasına engel olmaktır. Yapılan ameliyatlar hiçbir zaman kesin çözüm değildir. Özellikle ameliyat bittikten sonra ilaç tedavisi ile koroner arter hastalığına sebep olan risk faktörleri ile mücadele ederek yaşam tarzını düzenlemek önem arz etmektedir. Çünkü, koroner arter hastalığında; genetik yatkınlığı düzeltemeyiz ama diğer risk faktörleri olan tansiyon, kolesterol yüksekliği, şeker, obezite, sigara kullanımı, alkol kullanımı, hareketsiz yaşam, stres gibi faktörler ile mücadele ederek koroner arter hastalığını hem önlenebilir kılarız hem de hastayı daha uzun senelere hazırlamış oluruz. Bunun için özellikle hastalar ilaç tedavisini hekimin uygun gördüğü şekilde uygun zamanlarda ve uygun dozda kullanmalıdır. Sağlık kontrollerini aksatmamalıdır. Beslenme bozukluğunu düzeltmeli; şeker ve kolesterol açısından kalorisi yüksek gıdalar yerine meyve sebze ağırlıklı beslenmelidirler. Hareketsiz yaşamı terk edip aktif yaşamın olduğu spor yapılan bir yaşama geçmelidirler. Özellikle günde 30 dakika olmak kaydıyla haftada 5 gün spor yapmalı, eğer kullanıyorlarsa sigara ve alkolü tamamen bırakmalıdırlar. Çünkü sigarayı bıraktıktan sonra bir yıl sürede koroner arter hastalığına yakalanma riski yarı yarıya azalmakta, hatta 10 yıllık sürede tamamen risk ortadan kalkmaktadır. Bunun dışında özellikle çocukluk çağlarında başlayan ve erişkin dönemlerde de özellikle iş ortamında ki rekabet ortamında devam eden stres ile mücadeleyi en sonuna kadar yapmak da gerekiyor” diye konuştu.